Babil ve Pers İmparatorluğun Saklı Kentini Gün Işığına Çıkarıyoruz
10 Ağustos 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Mezopotamya Haber
Babil ve Pers İmparatorluğun Saklı Kentini Gün Işığına Çıkarıyoruz
Güneydoğu’nun antik Efes’i olarak bilinen 10 bin yıllık Dara Harabeleri’nde ortaya çıkan Babil ve Pers imparatorluğuna ait tarihi kalıntılar gün ışığına çıkarılıyor.
Mardin’e bağlı Oğuz köyündeki Dara harabelerinde geçen yıl yapılan kazı çalışmaları kapsamında ortaya çıkan ve tarihe önemli ışık tutacağı belirtilen M. S. 6. yüzyıla ait olduğu tahmin edilen şemsiye ve çeşitli hayvan figürlü mozaikler ile 3 bin yıllık insanlara ait kemiklerin ardından Babil ve Pers imparatorluğunun saklı kentin ortaya çıkarılması için de çalışma başlatıldı.
Mardin Valiliği tarafından geçtiğimiz yıl başlatılan kazılarda Dara harabelerinde bulunan ve halk arasında zindan olarak bilinen 40 metre deriliğindeki mekân temizlendi, açık hava tiyatrosu ve kaya evlerin bulunduğu alanlarda gerçekleştirilen kazılarda ise Babil ve Pers imparatorluğuna ait askeri garnizon şehrinin erzak ve silah depoları ile kaya mezarlar gün yüzüne çıkartıldı. Ayrıca şehrin yerleşim alanı olan toprak altında kalan kayalara oyulmuş tarihi evler de bulunuyor.
“DARA’DA SAKLI KENTİ ORTAYA ÇIKARDIK”
Mardin Valisi Turhan Ayvaz, Dara harabelerinde ortaya çıkan 10 bin yıllık tarihi eserlerin ve mozaiklerin ortaya çıkartılması için gerekli bütün girişimleri yaptıklarını söyledi. Ayvaz, Mardin’de Babil ve Pers imparatorluğunun saklı kentini ortaya çıkardıklarını kaydetti.
Romalılar tarafından askeri garnizon şehri olarak kullanılan Dara’nın, mevcut tarihi kalıntılara ve su sarnıçlarına bakıldığında 100 binin üzerinde bir nüfusa sahip olduğunu gösterdiğini belirten Vali Ayvaz, “Dara’nın Güneydoğu Anadolu Bölgesi’nin Aspendosu olacaktır. Her gün yeni bir tarihi doku gün yüzüne çıkarılıyor. Biz ortaya çıkan bu tarihi değerleri turizme kazandırmak, iyi bir tanıtımla turistleri buralara çekmek istiyoruz. Tarihe ve tarihi yapılara ilgi duyan herkesin Dara’yı görmesi gerektiğine inanıyorum. Mardin’in neresini kazarsanız kazın ortaya tarih çıkıyor. Bu tarihi değerlerin bir an önce ortaya çıkarılmasını istiyoruz. ” dedi.
Mezopotamya’nın Efes’i olarak tanımlanan Dara Antik Kenti’nin gelecek yıl turizme açılmasıyla Mardin’in turizm potansiyelinin daha da artacağını vurgulayan Ayvaz, “Dara’nın kamulaştırma sorununun olmaması nedeniyle gelecek yıl turizme kazandırmayı planlıyoruz. Nekropol alanı ve 2 tane sarnıcımız, 2012 yılında turizme açık hale gelecek. Dara’daki kazı çalışmalarında geçen sene 200′ün üzerinde taşınabilir kültür varlığı bulundu. Bu ciddi bir turizm potansiyeli demek. Ayrıca burada at veya eşek turizmi de yapılabilir. Nasıl deve ile konuklar gezdiriliyorsa merkeplere bindirilerek de gezdirilebilir. Otantik bir potansiyel olabilir. ”
KAZILAR DEVAM EDİYOR
Antik Dara harabelerinde 1986 yılından beri kazı çalışmalarını sürdürdüklerini belirten Mardin Kültür ve Turizm Müdürü Davut Beliktay, Dara’da saklı bulunan kenti ortaya çıkarmak için mücadele ettiklerini söyledi. Beliktay, “Geçtiğimiz yıl kazıda sezon çalışması olarak amacımıza ulaştık. Dara 1, 5 kilometrelik alan üzerinde kurulu. Etrafında kazı yapılması gereken alanlar var. Kazı uzun yıllar alacak. Son olarak 6. yüzyıla ait olduğunu tahmin ettiğimiz süslü bir mozaik, su sarnıçları, hamamlar, köprüler, su kanalları 3 bin yıllık tarihi geçmişi bulunan insan kemikleri, kayalara oyulmuş mezarları bulduk. Bu yılki kazı çok yönlü ve geniş alanı kapsayacak şekilde yapılacaktır. ” şeklinde konuştu.
0 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
Mayınlardan Temizlenen Tarih Yeniden Canlanacak
10 Ağustos 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Mezopotamya Haber
Mayınlardan Temizlenen Tarih Yeniden Canlanacak
Karkamış Antik Kenti’ndeki arkeolojik kazılar, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Bologna Üniversitesi adına Prof. Dr. Nicolo Marchetti başkanlığındaki ekip tarafından gerçekleştirilecek.
Tarihi M. Ö 3 bin yıllarına dayanan Karmamış’taki 663 bin 800 metrekarelik alanda bulunan mayınların Elle temizlenmesinin ardından Karkamış Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarının Bakanlar Kurulu kararıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Bologna Üniversitesi’nce yürütülmesine karar verildi.
Bölgedeki çalışmalarda 1200 mayının topraktan çıkarılarak imha edildiğini bildiren yetkililer, aynı alanda yürütülecek kazı çalışmalarını, bugüne kadar Gaziantep’te birçok kazı çalışması gerçekleştiren ve iyi derecede Türkçe bilen Prof. Dr. Nicolo Marchetti başkanlığında ekibin yürüteceğini bildirdi.
Kültür ve Turizm İl Müdürü Salih Efiloğlu, yaptığı açıklamada, Gaziantep’in birçok medeniyetin beşiği olan, batı medeniyetine geçiş noktasında yer alan bir kent olduğunu söyledi.
Karkamış Antik Kenti’nin mayınlardan temizlendiğini, bölgenin tarihi sit alanı olduğunu ifade eden Efiloğlu, Karkamış Antik Kenti’nin uzun zamandır merak konusu olan bir alan olduğunu vurguladı.
Karkamış’ın Suriye’ye komşu, İstanbul-Bağdat demiryolunun kavşağında, Fırat Nehri’nin süzülerek aktığı bir yer olduğunu, bölgede ender kuş türlerinin bulunduğunu ifade eden Efiloğlu, şöyle konuştu:
“Karkamış Antik Kenti, tarihi zenginliği açısından bütün dünyanın ilgisini çeken geç Hitit dönemi bilim ve sanat merkezi. Burayla ilgili büyük beklentilerimiz var. Birçok ülkeden bilim adamı, üniversiteler bununla ilgili kazı için müracaata bulundu.
En çok Japonlar ve İtalyanlar üzerinde duruldu. Çünkü onlar Türkiye’ye yabancı değil. Bologno Üniversitesi ile Kültür ve Turizm Bakanlığı bir protokol yaptı. Protokol de Bakanlar Kurulu kararına bağlandı.
Prof. Dr. Nicolo Marchetti, Gaziantep’te tanıdık bir sima. Türkçesi de iyi. Biz ona ‘Antepli Nicola’ diyoruz. Bizim için mutluluk verici, kendisi de Gaziantep’i seviyor. Üniversitesi de ciddi bir üniversite. Ben umuyor ve diliyorum ki, layıkıyla son derece güzel bir kazı yapılacak. Biz de tarihi tanıklık etmek için sabırsızlanıyoruz. Kazılara önümüzdeki aylarda başlanmış olacak. ”
Efiloğlu, Marchetti’nin kazılara yönelik hazırlıklarına başladığını, kazının uzun soluklu bir bilimsel kazı olacağını ifade etti. Karkamış’a birçok yatırımın gelmesini istediklerini belirten Efiloğlu, bölge için bir master planı hazırlanması gerektiğini dile getirdi.
-MAYIN TEMİZLEME ÇALIŞMALARI-
Karkamış Antik Kenti’ndeki mayın temizleme çalışmalarının, Genelkurmay Başkanlığı, Milli Savunma Bakanlığı, Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Gaziantep Valiliği’nin 2 yıl önce imzaladığı ortak protokol gereği İl Özel İdaresi tarafından yürütülmesine karar verilmişti.
İhaleyi kazanan Nokta Yatırım Limited Şirketi toplam 663 bin 800 metrekarelik alanda mayınları Elle temizlemiş, köpeklerin de kullanıldığı mayın temizleme çalışmaları sırasında çıkarılan 1200 mayın imha edilmişti.
Gerek mayın temizleme ve imha gerekse mayın temizleme sonrası kalite kontrol işi BM standartlarına yapılmıştı. Mayın temizlemesi sırasında sıkı bir denetim kontrol mekanizması kurulmuş ve kazı sırasında bulunan sikkeler ve tarihi değeri henüz belirlenemeyen bazı eserleri, Müze Müdürlüğüne teslim edilmişti.
-KARKAMIŞ ANTİK KENTİ-
Karkamış Antik Kenti, Gaziantep’in Karkamış ilçesi yakınında, Fırat’ın batı kıyısında, Türkiye-Suriye sınır hattı üzerinde, Yakındoğu arkeolojisinin en önemli yerleşimlerinden birisi. Kent MÖ. 2. bin yılda, Anadolu’dan, Mezopotamya’ya ve Mısır’a uzanan yolların önemli bir kavşak noktasında yer alıyordu’
Karkamış krallarından söz eden ilk belgeler, MÖ 1700′e doğru ortaya çıkar. MÖ 1650′li yıllarda, Hitit Kralı Hattuşili I, Karkamış ve çevresindeki kentleri alarak, kuzey Suriye yolunun güvenliğini sağladı. Daha sonra, Mitanniler’in egemenliği altına giren kent, Şuppiluliuma I döneminde yeniden Hititlere bağlandı.
Karkamış çoğu büyük Hitit kralları soyundan gelen ve İmparatorluğun Suriye’deki topraklarını denetim altında tutan bağlı krallar tarafından yönetiliyordu. Hitit İmparatorluğu’nun MÖ 12. yüzyıl başlarında yıkılmasından sonra kent, yeni kurulan çok sayıda geç Hitit Krallığından birinin merkezi oldu.
Asur Kralı Acurnasirpal II’nin Suriye seferi (MÖ 876-866) sırasında, haraca bağlanan Karkamış, MÖ 717′de Asur Kralı Sargon II tarafından yakılıp yıkılarak, Asur topraklarına katıldı.
George Smith’in (1876) Cerablus yakınındaki kalıntıların, Karkamış’a ait olduğunu bulmasından sonra, Hogarth, Lawrence, Campbell-Thompson ve Woolley, 1878-1881, 1911-1914 ve 1919-1920 yılları arasında kentte British Museum adına kazı çalışmaları yapmış. Kalenin bulunduğu tepede, tarih öncesi kalıntıların yanı sıra, erken ve geç Hitit dönemlerinden iki ana yerleşim yeri saptanmıştır.
Dış kent, iç kent ve kale olmak üzere üç bölümden oluşan dikdörtgen planlı Karkamış’ta, yönetsel ve dinsel işlevli yapılar, kentin çekirdeğini oluşturmaktaydı.
Yapılar, Hitit-Asur üslubunda kabartmalarla kaplı siyah bazalt ve beyaz kireç taşı ortostatlarla süslüdür. Bulunan kabartmaların çoğunluğu, geç Hitit dönemine tarihlendirilmektedir.
Bu kabartmalar, Tanrıça Kupapa ve onun adına yapılan tören alayındaki askerlerin, rahiplerin, çeşitli hayvanları taşıyan kişilerin, uzun ve düz kılıçlarla silahlanmış prenslerin, savaş arabalarının, karışık yaratıkların, koruyucu hayvanların yer aldığı tören alayı betimlemeleriyle MÖ. 1. bin yıl başlarındaki yaşam biçimine, giysilerine ve kültürüne ışık tutmaktadır. Karkamış kabartmalarının, büyük çoğunluğu bugün Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde sergileniyor.
- GAZİANTEP
2 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
BDP’li Aydoğan; ‘AK Parti 1990′lı Yılların Politikasına Dönüş Yapıyor’
10 Ağustos 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Mezopotamya Haber
(Doğan Haber Ajansı) 08.08.2011 16:10 [2918108]
5 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME



