TSK Bu Fotoğrafı Açıklasın!
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) Irak’ın kuzeyindeki Kandil Dağı’na düzenlediği hava harekâtında, bir araç içindeki yedi sivilin öldüğü iddiasına yönelik Genelkurmay tarafından yapılan yalanlamanın ardından ortaya çıkan görüntülere karşı, PKK’den yeni görünler ortaya atıldı.
PKK’ye yakın Roj TV’nin önceki gün yayınladığı görüntülerde aracın, enkazının bulunduğu yerden 30-40 metre kadar geride isabet aldığı ve bu noktada patlamanın etkisiyle çukur oluştuğu ve aracın isabet aldıktan sonra 30-40 metre ileriye fırladığı iddia edildi.
Taraf gazetesinin haberine göre; TSK’nın 21-22 ağustos tarihlerinde Kandil’e düzenlediği hava harekâtının ardından PKK’ya yakın haber ajansları, bombardımandan kaçan yedi sivilin bulunduğu bir aracın Türk uçakları tarafından vurulduğunu olayda ikisi çocuk biri kadın yedi kişinin yaşamını yitirdiğini duyurmuştu. Patlamada hayatını kaybedenlerin parçalanmış görüntülerine yer verilen haberde, saldırının bir savaş suçu olduğu vurgulanmıştı.
Kürt hükümeti kınadı
Irak Kürt Bölgesi Başkanı Mesut Barzani, PKK’nın Kuzey Irak’taki kamplarına yönelik hava operasyonuyla ilgili yazılı açıklama yaparak, Türkiye’nin operasyonlarına derhal son vermesini istemişti. “Türk savaş uçaklarının PKK bahanesi ile Kürdistan bölgesine karşı başlattığı yoğun hava saldırısında seyir halindeki bir sivil aracın hedef alındığını” belirten Barzani, “Birkaç gündür Türk savaş uçakları Kürdistan bölgesi sınır bölgelerini bombalamakta ve yapılan bombardımanda 7 sivil vatandaşımız şehit oldu. Şehit olan vatandaşlarımızın haberi yüreğimi dağlamıştır. Yapılmış olan bu saldırıyı şiddetle kınıyorum. Sivil vatandaşlarımızın şehit edilmesi ve onlara zarar verilmesinin hiçbir gerekçesi ve bahanesi olamaz. Türk devletinden talebimiz operasyonların durdurulmasıdır” demişti.

8 metrelik çukur oluşurdu
Bu açıklama üzerine Genelkurmay Başkanlığı Roj TV’den aldığı görüntüler ve uydu fotoğraflarıyla yedi sivilin Türk uçakları tarafından vurulduğu haberlerini yalanlayarak, “Atılan bomba iddia edilen yere düşseydi 8 metrekarelik çukur oluşurdu” açıklamasını yaptı. Görüntüleri “terör örgütü propagandası” olarak nitelendiren Genelkurmay açıklamasında “Bizim operasyonlarımız sırasında kullanılan MK 8284 tipi bombalarımız vurmuş olsaydı, bu yol darmadağın olurdu, araç yerinde kalmazdı. Yolda 8 metrekarelik bir çukur oluşurdu” dendi. Dışişleri Bakanlığı da Irak Ankara Büyükelçisi’ni bakanlığa çağırarak, PKK’nın iddialarının Irak tarafından savunulmasından büyük rahatsızlık duyduklarını belirterek, olayla ilgili görüntülerin internet sitelerinden kaldırılmasını istedi.
Roj TV’de yeni görüntüler
Ancak Roj TV’de önceki gün yayınlanan yeni görüntüler olayla ilgili akılları karıştırdı. İddialara göre, Kandil Dağı eteklerinde “Kortek” adı verilen bir bölgede bombardımandan kaçan aynı aileden yedi kişinin bulunduğu araç, Türk uçaklarından atılan roketle vurularak bulunduğu yerden 30-40 metre ileriye fırladı. Aracın ilk vurulduğu yerde bazı enkaz parçalarının ve roket parçalarının bulunduğu iddia edilirken, görüntülerde yerde çukur oluştuğu ve yol kenarındaki duvarın da tahrip olduğu göze çarpıyor. Roj TV’nin haberle ilgili yayınladığı görüntülerde aracın enkazının 30-40 metre gerisinde siyah bir duman çıktığı görülüyor.
TARAF
632 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
İsrail’e ikinci ‘One Minute’
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Davutoğlu, Dışişleri Bakanlığı’nda bir basın toplantısı düzenleyerek, basına sızan BM’nin Mavi Marmara saldırısıyla ilgili raporuna ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Mavi Marmara saldırısında İsrail’in bir insanlık suçu işlediğini vurgulayan Davutoğlu, “İşlenen insanlık suçudur. Hiçbir kimse bunun üzerini örtemez. Hiçbir devlet hukukun üstünde değildir. Ne saldırı emrini veren İsrail hükümeti, ne de bu saldırıyı gerçekleştirenler hukukun üstündedir. Hepsi hesap vermek zorundadır” dedi.
BM raporunun geciktirilmesinin, İsrail’in talebi üzerine gerçekleştiğini belirten Davutoğlu, Türkiye ve İsrail’in taraf olmadığı raporun basına sızdırılmış olmasının düşündürücü olduğunu söyledi. Davutoğlu, konuyu BM Genel Sekreteri Ban Kii Moon’a ilettiğini, Moon’un, kendisine bile sunulmayan raporun basına sızdırılmış olmasından duyduğu üzündüyü dile getirdiğini belirtti. İsrail tarafının hiçbir zaman devlet ciddiyeti içinde, mahremiyeti içinde olmadığını kaydeden Davutoğlu, raporu İsrail askerlerinin işlediği suçları açıkça ortaya koyduğunu ifade etti. Davutoğlu, “Taleplerimiz yerine getirilmedikçe ilişkilerimiz normalleşmeyecektir. Artık İsrail’in gayri meşru eylemlerinin sonuçlarına katlanmasının ve bir bedel ödemesinin vakti gelmiştir. Bu bedel Türkiye’nin dostluğundan mahrum kalmaktır” dedi.
Davutoğlu, İsrail’e yönelik alınan tedbirleri ise şöyle açıkladı:
Türk-İsrail askeri anlaşmaların tümü askıya alınmıştır.
İsrail’le askeri anlaşmalar askıya alınacaktır.
Doğu Akdeniz’de en uzun kıyısı olan sahildar devlet olarak Türkiye seyrüsefer serbestisi için gerekli gördüğü her türlü önlemi alacaktır.
Gazze ablukasını tanımıyoruz, BM’yi harekete geçiriyoruz.
İsrail’İn saldırılarının mağdurlarının mahkemelerdeki her türlü hak arama çabalarına her türlü yardımı yapacağız.
İsraik gerekli adımları atmadıkça bu noktadan geri adım atılmayacaktır.
33 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
Kandil Bölgesinde Şiddetli Çatışmalar
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
KANDİL – İran ordusunun bugün öğle saatlerinde Kandil’e bağlı Zelê bölgesinde üç ayrı koldan saldırıda bulunduğu ve gerillalalar ile şiddetli çatışmaların yaşandığı bildirildi.
Alınan bilgilere göre İran ordusu Zelê’ye bağlı Kotaman alanında, Kanu Tuyê yakınlarında saldırıda bulundu. Ağır silahların kullanıldığı saldırıda İran’ın ilerleyişinin gerillalar tarafından durdurulduğu öğrenildi. Çatışmaların devam ettiği bildiriliyor.
Gelen ilk bilgilere göre orduya ait bir dozer ile askeri bir araç gerillalar tarafından imha edildi. Ölü ve yaralı olup olmadığı konusunda bilgi alınamadı.
İran ordusu 16 Temmuz’dan bu yana sını hattı boyunca hareketlilik içinde. İlk iki hafta şiddetli çatışmalar yaşanmış, 3′ü general en az 10 üst düzey askeri yetkilinin aralarında bulunduğu 300 dolayında asker PJAK gerillaları tarafından öldürülmüştü.
İran askerlerinin bombardımanın Temmuz ayı içerisinde Hacı Ümran ve Sidekan’da biri çocuk 3 sivil hayatını kaybetmiş, hükümet kaynaklarına göre 35 köy zarar görmüş, yüzlerce köylü göçe maruz kalmıştı.
ANF
257 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
Türkiye ve İran’dan Ortak Operasyon
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
İran ordusunun Güney Kürdistan sınırına yönelik askeri sevkiyatı tüm hızıyla sürerken akşam saatlerinde çatışmalar şiddetlendi. Yerel kaynaklardan aldığımız bilgilere göre İran Spahi Pastaran ve Besic güçlerinden oluşan askeri güçler Kotoman tepesini almak için defalarca saldırı düzenledi, ancak HRK gerillaları tarafından püskürtüldü.
Yoğunlaşan çatışmalarda ilk belirlemelere göre 30′dan fazla Pastar 6 Besic (korucu) öldü. Gelen bilgilere göre İran ordusunun sabah saatlerine doğru kapsamlı bir saldırı için hazırlık yaptığı yönünde.
Dün sabah saatlerinde Urmiye’nin Piranşehir ve Serdest ilçelerine bağlı köylerde olağanüstü önlemler aldı. Bazı cami ve okullara Spahi pastaran ve Besic güçleri yerleştirildi.
Urmiye’den 15 otobüsle askerin yanısıra seyar hastane, kepçe ve dozerler Güney Kürdistan’ın Qeladızı sınırındaki Kasımreşê alanına aktarıldı.
Akşam saatlerinde ulaştığımız köylüler çok sayıda asker, top, obüs, tank ve ağır silahların sınıra doğru kaydırdığını söylediler. Bilgi veren köylüler, “biz bu kalabalıkta asker, tank, top ve ağır silahları İran-Irak savaşında bile görmedik” dediler.
Tüm bu hazırlıklar Güney Kürdistan’ı işgal hareketinin askeri yönünün oldukça kapsamlı olduğunu gösteriyor. İran devleti geçen ayki ilk işgal girişiminde İran ve Irak savaşına komutanlık eden general dahil çok sayıda üst düzeyli askeri yetkilisi çatışmalarda öldürüldü. Çatışmaların son bulması için ilk adım İran’dan gelmişti. Şimdi, İran bu ilk saldırısını neden sürdürmeyip, dün yeniden saldırıya geçti?
Çünkü İran ilk operasyonda ittifaklara ve askeri gücüne çok güveniyordu. İttifakları kimlerdi: Güney Kürdistan’da bazı işbirlikçi güçler -ki bunlardan bazıları operasyonun ilk gününde sınıra peşmerge güçlerini yığdı, bazıları da genel sekreter düzeyde operasyonun ilk gününde Tahran’da ağırlandılar.
İkincisi Türkiye idi. Bu ittifakların pozisyonları İran askeri gücün ilk saldırısının başarısına bağlıydı. Ve İran askeri büyük yenilgi aldı. En başta komuta merkezi tasfiye edildi.
KDP oldukça tedirgindi ve operasyona tavır aldı. İran’ın askeri başarısızlığı sonucu ittifak güçleri geri çekildi, operasyonun tüm yükü İran’ın üzerinde kaldı. Bunun için İran operasyonlarına son vererek, sınırda savaş yeteneğini kaybeden askerleri geri çekerek yeniden operasyon için hazırlığa girişti.
Güney işgalinin ikinci operasyonunda ise diplomasi ve askeri ittifakların oldukça önem kazandığı görülüyor. Çünkü İran tek başına o alanlara giremeyeceğini anladı. İran, operasyonlarını durdurup ikinci sefer hazırlığını yaparken Türkiye savaş uçaklarıyla alanı bombalayarak gerilla güçlerini yorgun ve bitkin düşürerek telafi etmek istedi. Askeri literatürde buna ‘yumuşatma’ diyorlar.
Dün yazdık, Neçirwan Barzani ile birlikte en üst düzeyde bir heyetin İran’ı ziyaret etti. Bu ziyaretten sonra Neçirwan Barzani Tahran yönetiminin Federe Kürdistan Bölge Başkanı Mesut Barzani’yi İran’a davet ettiğini açıkladı.
Aldığımız yeni bilgilere göre Neçirvan Barzani temasları sırasında İranlı yetkililer Güneyli güçleri açıkça tehdit etti. İran’ın, ”eğer bu operasyona karşı çıkarsanız ticari, askeri, diplomasi ilişkilerimiz koparırız’ dediği öğrenildi.
İran ikinci işgal girişimi için ittifak güçleri cephesini daha geniş tutmaya çalışıyor. Öncelikli olarak Güneyli güçlerin operasyona direkt katılmasını istiyor. Ancak bunun mümkün olmadığını gören Tahran, Kürt yönetiminin pasif kalması için baskı uyguluyor. Bunun içinde elindeki kozları devreye sokuyor.
Bu arada 6 yada 7 Eylül tarihlerinde Güney Kürdistan’dan bir heyetin daha İran’a giderek temaslarda bulunacağı belirtiliyor. Kara operasyonu resmen başlamış iken heyetin Tahran’a gidecek olması eski merkezi feodal devletlerin savaşa giderken başvurduğu ‘rehin alma’ taktiklere benziyor. Nitekim heyeti davet İran yönetimi. Tecrübeli imparatorluk deneyiminden çıkardığı derslerden İran, Güney Kürdistan’a karşı böyle bir taktik uyguluyor.
TÜRKİYE İŞGAL HAREKATINA HAZIRLANIYOR
İran, Kandil’e yönelik işgal hareketine paralel olarak Türkiye’nin de Xaxurk bölgesine yönelik 4 Eylül’de kara operasyonuna başlayacağı iddia ediliyor. Operasyon, arazi dar tutularak öncelikle Xinere, Xaxurk ve Kandil hedeflenerek başlatılıyor. Burası düşürüldükten sonra Zap, Gare, Haftanin ve tüm Medya Savunma Alanları hedefleniyor. Ancak son İsrail ile yaşanan krizden dolayı kara operasyonu kısa süreliğine ertelenebileceği de gelen bilgiler arasında.
Gelen bilgiler hem İran’ın hem de Türkiye’nin girdikleri bölgelerde tampon bölge oluşturmak için tesisatlarıyla birlikte sınıra doğru ilerlediği yönünde. Bu da operasyon veya işgalin uzun süreli olduğu anlamına geliyor.
ANF
34 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
HPG: Şemdinli’deki Patlamayla İlgimiz Yok
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
HPG, Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Çem Köyü’nde sivil bir aracın geçişi sırasında meydana gelen patlamayla ilgilerinin olmadığını açıkladı.
HPG Basın-İrtibat Merkezi yaptığı açıklamada, “2 Eylül günü Hakkari’nin Şemdinli ilçesine bağlı Çem Köyü (Navreza köyü) mıntıkasında meydana gelen patlama sonucu bir sivilin yaralandığı olay ile herhangi bir ilgimiz bulunmamaktadır. Varolan tuzak TC ordusu tarafından alana provokasyon ve karalama amaçlı yerleştirilmiştir” dedi.
KATO’DA ORMAN YANGINI
Öte yandan Türk ordusunun Hakkari’nin Kato Marinos alanına yönelik kobra helikopterle yaptığı saldırıda yangın çıktığı bildirildi. HPG-BİM, şu bilgileri verdi: “2 Eylül günü 20.00-21.00 saatleri arasında Hakkari’nin Kato Marinos alanına yönelik olarak TC ordusuna ait kobra tipi helikopterler tarafından bombardıman yapılmıştır. Yapılan bombardıman sonucunda Deriyê Zêv, Deriyê Gêrê Berana ve Deriyê Şehîdan alanlarında başlayan yangın halen devam etmektedir.”
firatnews
88 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
HPG: “Birlikte Mücadele Edeceğiz”
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
HPG Anakarargah Komutanlığı, İran saldırılarına karşı PJAK’a bağlı HRK gerillaları ile birlikte mücadele içinde olacaklarını açıkladı.
HPG Anakarargah Komutanlığı, yaptığı yazılı açıklamada, 2 Eylül’de yeni bir saldırı başlatan İran ordusuna karşı HRK gerillaları ile birlikte mücadele vereceklerini bildirdi.
Açıklamada şunlar ifade edildi: “Bilindiği üzere 16 Temmuz gününden bu yana Medya Savunma Alanları’na yönelik olarak İran devleti tarafından bir saldırı başlatılmıştı. PJAK ve HRK gerillalarının bölgedeki varlığı gerekçe gösterilmek suretiyle başlatılan saldırıları PJAK ve HRK gerillaları tarafından püskürtmüş, 400′ün üzerinde İran askeri öldürülmüştü.
Bu gelişmeler ardından KCK Yürütme Konseyi tarafından yaşanan çatışmaların İran ve Kürtlere fayda sağlamadığı, sorunların barışçıl diyalog yöntemiyle çözülmesinin mümkün olduğu belirtilmiş, her iki tarafa da çağrıda bulunulmuştu. KCK, çağrılarını pratik tedbir önerileriyle pekiştirmiş, sınır bölgelerindeki PJAK ve HRK gerillalarını iç bölgelere çekilmeye ikna etmiş ve bunun sonucunda HPG gerillaları HRK gerillalarının üstlendiği alanlara yerleşmiştir.
KCK Yürütme Konseyi tarafından yapılan çağrı ardından gerçekleştirilen değişim ile birlikte İran ile Medya Savunma Alanları’nın sınırını teşkil eden bölgelerde HPG güçleri mevzilenmiş durumdadır. Bu konuda İran devletinin tam malumatı olmasına rağmen dün sabah itibarıyla İran ordusu yeniden saldırıya geçmiştir.
Bu girişimle de bir kez daha anlaşılmıştır ki İran için PJAK ve HRK sadece bir gerekçedir. Saldırının hedefi tüm Kürtler ve Kürtlerin yüzyıllarca bedel ödeyerek, türlü fedakarlıklarla elde ettikleri mevziler, kazanımlar olmaktadır. Kürdistan’ın dört parçasında gelişen ulusal birlik ruhu, demokratik kazanımlar bu saldırılarla yok edilmeye çalışılmaktadır.
İran devletinin Türk devletiyle ortak bir biçimde yürüttüğü Kürtlere ve kazanımlarına yönelik haksız ve gayrı meşru saldırılarının güçlerimiz tarafından büyük bir direnişle karşılanacağından hiç kimsenin kuşkusu olmamalıdır. İran ordusunun tüm Kürtleri hedefleyen bu saldırıları karşısında HPG gerillaları olarak HRK güçleriyle birlikte Meşru Savunma stratejisi temelinde mücadele vereceğimizi kamuoyuna deklere ediyoruz. İran ordusunun saldırıları sürdükçe HPG gerillaları olarak HRK gerillalarının yanında direniş gücümüzü sergileyerek tüm gerilla alanlarında İran ordusu karşısında mücadele içinde olacağız.
Somut olarak 2 Eylül sabahı itibarıyla Kotaman mıntıkasından Medya Savunma Alanları’na yönelik başlatılan saldırıların ilk dalgası HPG ve HRK gerillaları tarafından geri püskürtülmüş, onlarca İran askeri ve korucu öldürülmüştür. Yoğun çatışmalara tanık olan alandaki bilanço hakkında daha sonra kamuoyuna ayrıntılı bilgi verilecektir.”
Firatnews
27 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
Yeni Anayasa Sürecinde BDP
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Çiçek’in, Ramazan Bayramı öncesi fikir almak üzere görüşme talebinde bulunduğu 24 Anayasa hukuku profesörü ile önümüzdeki hafta bir araya gelmesi bekleniyor. Çiçek’in, “iç çalışma” olarak adlandırdığı bu toplantılarda, “yeni anayasa yapımında izlenecek yöntem ve dünya örnekleri” konularında bilgi alacak.
Çiçek, TBMM’nin açılmasından sonra ise ilk iş olarak parlamentoda grubu bulunan siyasi parti liderleri ile görüşecek. Yeni Anayasa çalışmalarında, “geçmiş yıllardaki teamüllere uyma” kararı alan Çiçek, BDP ile görüşme konusunda ise, “Meclis’e gelip yemin etmeleri” koşulunu öne sürecek. Çiçek, boykotun sürmesi durumunda milyonlarca seçmenin oyları ile seçilmiş milletvekillerinin özgür iradeleri ile aldıkları bir tavrı gerekçe ederek, BDP’yi oluşturulacak Anayasa Uzlaşma Komisyonu’nun dışında tutacak.
Kürt sorunun çözümünde de önemli rol oynaması beklenen yeni anayasanın oluşumunda BDP’nin yer almaması bu girişimin meşruiyetini tartışmalı hale getirecek.
İngiltere parlamentosu, Kraliçe adına yemin etmeyen Sinn Fein milletvekilleri için var olan yemin metnini değiştirerek bu milletvekillerinin katılımını sağlamaya çalışırken, AKP Hükümeti, yemin etmeyen milletvekillerinin yeni oluşacak anayasaya katılımını gasp etmeyi hesaplıyor.
Uzlaşma komisyonunda sandalye sayısına bakılmaksızın “eşit sayıda üye”nin yer almasını önermeyi planlayan TBMM Başkanı Çiçek’in, kaçar üye ile temsil olunacağı, kararların nasıl alınacağı konusunda ise öncelikle siyasi partilerin görüşlerini alacağı söyleniyor.
Eşit temsil konusunda AKP’den onay alan Çiçek her siyasi parti grubundan 2 milletvekilinin komisyonda yer almasını planlıyor. Ayrıca AKP, anayasa uzlaşma komisyonlarının oybirliğiyle karar alma geleneğini de bozarak, bu yöntemin “görüşmeleri tıkayacağını” ileri sürerek yeni anayasa yapımında uzlaşma komisyonunda “oyçokluğu” ile karar alınmasından yana baskı yapacağı konuşuluyor.
AKP’liler, komisyonda her parti eşit oranda temsil edileceği için, değişikliğin yapılması için en az 3 siyasi partinin uzlaşmak durumunda kalacağını, bunun da “adil olacağı” görüşünü dile getiriyorlar. Muhalif kalan siyasi partinin ise değişikliğe “muhalefet şerhi” koyması formülü üzerinde duruluyor. Bir madde üzerinde çoğunluk sağlanamaması durumunda ise mevcut anayasadaki hükmün aynen alınması formülü gündeme getirilecek. Uzlaşma komisyonunun başkanlığı konusunda ise TBMM Başkanı Çiçek’in diğer görevleri nedeniyle, sürekli başkanlık edemeyeceği için bir Meclis Başkanvekili ya da 4 partinin üzerinde uzlaşacağı bir ismin başkanlık etmesi seçenekleri üzerinde duruluyor.
ANF
3 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
ABD Askeri de Kandil Yolunda
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Buna yönelik açıklama Irak’taki Amerikan güçlerinin sözcüsü olan Tuğgeneral Jeffrey Buchanan tarafından yapıldı. Radio Free Europe’a konuşan Buchanan, Güney Kürdistan’da yerleşik örgütün sınırı aşıp Türkiye’ye saldırı düzenlemesini engellemek amacıyla Amerikan askerlerinin, Irak ordusu ve Federal Kürdistan yönetimine bağlı Peşmerge güçleri ile koordineli olarak devriye gezdiklerini duyurdu. Buchanan daha önce ne Peşmerge ne de Irak askerleri tarafından kontrol edilen bu topraklar için “disputed areas” (sürtüşme yaratan bölgeler) tabirini kullandı.
İRAN’DAN DESTEK YOK
Radio Free Europe’a verilen özel demeçte Amerikalı general bu uygulamaya yönelik kararın ABD hükümeti, Irak hükümeti ve Türk hükümetinin ortak müzakereleri sonucu alındığını kaydederek, “Hem Irak hem de Türk halkına yönelik tehdit oluşturan teröristlere önlem alma kararı 3 hükümetin koordinasyonuyla sağlandı” dedi.
Buchanan, PKK’nin İran’a yönelik eylemleri de olduğunu hatırlatarak, “Ancak bu konuda İran hükümeti ile Irak arasında bir işbirliği olduğu bilgisine sahip değilim” ifadesini kullandı. Buchanan Amerikan askerlerinin Diyala, Kerkük ve Nineva gibi etnik açıdan karmaşık yapılı bölgelerde de daha önce yapılan anlaşmalar uyarınca devriye gezdiğini hatırlatarak, “Ancak bu anlaşmanın süresi yıl sonunda doluyor. Bu nedenle Irak hükümeti ile ABD arasında görev süresinin uzatılması için yeni bir anlaşmaya ihtiyaç var” dedi.
Irak Başbakanı Nuri El Maliki’nin partisinden Hüseyin el Safi de yaptığı açıklamada, “ABD uluslararası anlaşmalar uyarınca Irak’ın istikrarını ve güvenliğini sağlamak zorundadır” diye konuştu. Fakat aynı partiden Muhammed Sayhud, “2011 sonrasında bu bölgelerde Amerikan askerlerinin bulunması söz konusu bile olamaz” ifadesini kullandı. Kürt Parlamentosu’ndan Burhan Shawi ise, “Irak güçleri henüz tek başına kendi sınırlarını koruma yetisine sahip değil” dedi.
4 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
PJAK’tan İran’a Ateşkes Çağrısı
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK), son günlerde artan çatışmalı sürece ve İran’ın saldırılarına ilişkin bir açıklama yaptı. Savaş ve şiddetin sorunların çözümüne katkı sağlamadığına dikkat çeken PJAK, yeni bir ateşkes süreci geliştirme yanlısı olduklarını kaydederek, İran’ı ateşkesi kabul etmeye çağırdı. İran’ın ateşkesi kabul etmesi halinde yarından itibaren bu kararlarını uygulayacaklarını duyuran PJAK, İran’ın çağrılarına olumsuz karşılık verdiği takdirde, gelişmelerden bizzat İran’ın sorumlu olacağını bildirdi.
PJAK’ın kuruluşundan bu yana Kürt sorununun demokratik çözümü için ciddi bir çalışma ve mücadele içerisinde olduğunun belirtildiği açıklamada, “Yürüttüğümüz mücadele Doğu Kürdistan halkımızda büyük bir umut yarattı. İran devleti partimizin yürüttüğü bu çalışma ve mücadele karşısında Kürt sorununun demokratik çözümü yerine imha konseptini esas alarak sürekli bir askeri operasyon içinde oldu” denildi. Buna rağmen her zaman misilleme ve meşru savunma sınırları içerisinde bir yaklaşımda hareket ettiklerine dikkat çeken PJAK, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Şimdiye kadar birçok defa Kürt sorununun demokratik çözümünün gelişmesi için tek taraflı eylemsizlik süreci geliştirdik. Özellikle son bir yılda parti olarak askeri bir eylemlilik içerisine girmedik. Biz her zaman Kürt sorununun çözümünü şiddet ve savaş ile değil; demokratik ve barışçıl temelde gelişeceğine inandık ve diyalogu esas aldık.”
‘İRAN’IN SALDIRILARINDA TARİHİ BİR DİRENİŞ SERGİLENDİ’
Kendilerinin bütün bu iyiniyet yaklaşım ve çabalarına İran’ın ise idamları sürdürerek, işkenceleri yoğunlaştırarak, halk üzerinde baskı ve şiddeti arttırarak ve askeri operasyonlara ara vermeden devam ederek karşılık olduğunu belirten PJAK Meclisi, son olarak 16 Temmuz 2011 tarihinde İran Devrim Muhafız Güçleri’nin imha amaçlı kapsamlı bir askeri operasyon başlattığını ve bunun bir sonucu olarak şiddetli bir savaş süreci yaşandığını hatırlattı.
“PJAK gerilla güçleri İran’ın bu saldırıları karşısında tarihi bir direniş sergilemiş ve bunun bir sonucu olarak İran İslam Cumhuriyeti saldırı ve şiddet yöntemleriyle amacına ulaşamayacağını anlamıştır. Bu büyük gerilla direnişi sonucu büyük bir başarı elde edildi ve önemli siyasi kazanımlar sağlandı” değerlendirmesinin yapıldığı açıklamada, şu bilgiler paylaşıldı: “Bu süreçte savaşın durdurulması için bazı dost kesimler ve şahsiyetler bizimle İran arasında belli bir rol oynadı. Bu dost kesimler bizden savaşın durdurulması talebinde bulundu.”
‘İRAN ATEŞKESİMİZİ KABUL EDERSE YARINDAN İTİBAREN GEÇERLİ OLACAK’
Hem bu taleplere karşılık olarak, hem de sorunların çözümünde demokratik ve barışçıl bir çözüm yöntemine inandıkları için yeni bir ateşkes sürecini geliştirmeye karar verdiklerini duyuran PJAK, bu kararına dair şunları kaydetti: “Bu temelde eğer İran İslam Cumhuriyeti bu ilan ettiğimiz ateşkesi kabul eder ve bunu esas alırsa, bu kararımız 5 Eylül 2011 itibariyle geçerli olacaktır. Aksi takdirde yaşanacak tüm gelişmelerden İran sorumlu olacaktır. Bu kararımızın demokratik ve barışçıl çözüm sürecinin gelişmesine hizmet edeceğini umuyoruz.”
‘DIŞ MÜDAHALELER SORUNLARI DERİNLEŞTİRİYOR’
Ortadoğu’da yaşanan son gelişmelerin, savaş ve çatışmaların bir kez daha ortaya savaş ve şiddetin sadece sorunları derinleştirdiğini ortaya koyduğunun da ifade edildiği açıklamada, ‘dış müdahalelerin’ sorunları derinleştirdiğine vurgu yapıldı: “Savaş ve şiddet yönteminin çözüm üretme yeteneği yoktur. Çözüm üreten yöntem iç dinamiklere dayalı yöntemdir. Sorunları çözecek tek yöntem barışçıl ve demokratik yöntemdir. Biz parti olarak dış müdahalelerin sorunlara çözüm getirmediğine aksine sorunları derinleştirdiğine inanıyoruz. Ve bu temelde, İran İslam Cumhuriyetinin demokratik ve barışçıl yöntemi esas almasının en doğru yaklaşım olduğu düşünüyoruz.”
ANF
7 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME
İstanbul’da 38 Kişi Tutuklandı
09 Eylül 2011 Yazan TaFnZeLL
Kategori Diyarbakır
Özel yetkili İstanbul Cumhuriyet Savcılığınca ifadeleri alınan zanlılardan bir serbest bırakılırken, 54 zanlı tutuklanmaları istemiyle İstanbul Nöbetçi 17. Ağır Ceza Mahkemesine sevk edildi.
Burada nöbetçi hakim tarafından ifadeleri alınan zanlılardan 38′i “kamu malına zarar vermek”, “kamu personeline saldırmak”, “terör örgütü adına eylem ve propaganda yapmak” gerekçesiyle tutuklandı. Zanlılardan 16′sı ise tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakıldı.
1 TOPLAM GÖRÜNTÜLENME



